
Aşk ruhumuz gibi bir şeydir nasıl ruhumuzu görmüyorsak aşkımız da göremiyoruz başkasının bizi sevdiğinden emin olamadan başkasını deli gibi seviyorum.
Aslında aşk üreme içgüdüsünü hayvanlardan bizi ayırt edilebilmek için duygusal bağımız hayvanlardaki üreme işgücüsü mevsimlik olarak ortaya çıkıyor biz insanlarda da eşlerin birbirini seçebilmesi için aşk dürtüsü ortaya çıkıyor. Baktığım zaman aslında Aşkın ciddi anlamda bir hormondan ziyade ya da duygudan ziyade üreme işgücüsü olarak derlendiğini düşünüyorum yani ama zihnimiz bunu yüzyıllar boyunca farklı işleyerek beynin komutları değişerek bugünümüze geldi biz de bunu Bu haliyle yaşıyoruz.
Temelde varsa yarınki 15 yaşındaki birisi bir erkek veya da bir kadın bir erkeğe veya da bir kadına aşık oldu aradan bir zaman geçti ayrıldılar bir zaman sonra yeni birisini buluyor kendini sorguluyor diyor ki gerçek aşk bu o herhalde sahteydi aradığın zaman geçiyor bunlar herhangi bir nedenden veya da sebepten dolayı ayrılıyorlar bir zaman sonra beyni o algılara o aşk türkülerini aynı kendi gibi profesyonel birini buluyor ona aşık oluyor Bir önceki ve ondan bir önceki daha basit aşklar olarak hafızasında yer kazanıyor şimdi üçüncüsü aşksa sevgiyse birincisine ya da ikincisine neydi deli sorular..
İşin özü sevdiğinize eminseniz illa bir karşınızda bir cinsiyeti sevmekten ziyade bu bir kedi olabilir köpek olabilir ağaç olabilir Bir çiçeğiniz vardır çiçeğinizi bile çok sevebilirsiniz yani çiçeği sevdiğiniz zamanda yukarıdaki anlattığım şeyler çiftleşme iş güçsüz yüreğine içgüdüsü karşılıklı iş günü bunların hepsi suya düşmüş oluyor üstteki yazdıklarıma baktığım zaman da yani bir insan bir çiçeği çiftleşme içgücüsüyle veya da genini bir sonraki nesle aktarma içgüdüsüyle sevme ihtimali olmuyor yukarıdaki yazdıklarım saçma sapan şeyler oluyor neyse siz takılmayın
Sanırım sesli düşünüyorum.
Kafamın için aşure yapmayı bilmeyen fakat aşure yapmaya çalışan birinin kazana her şeyi doldurması gibi böyle saçma sapan şeylerle dolu ben yukarıda az önce ne anlattım onu bile bilmiyorum bunların kafanızdan düşünce olarak bir an geçtiğini hissedin ben bunları sesli olarak şu anda buraya yazdım .
Garip
ben aşk olarak gördüğün şeye katılmıyorum bence aşk üreme içgüdüsü değildir yoksa insan aşık olduğu insanla sohbet ederken bile bu düşüncelerinden uzakken bile herkesten farklı hissedemez karşısındaki kişi için herşeyi yapabileceğini hisseder insan üreme içgüdüsü hormonlarla çalışır ve hormonlar belirli anlarda yükselir ve kişiyi gerçekten etkiler hiçbir insan sadece hormonlarıyla hareket etmez duyguları ve mantığı baskındır ve bu durumda bile günlük hayatını yaşarken birisi için herşeyi yapabileceğini hissederse o zaman aşık olmuştur tabiikide aşka uzun vadede hormonlar dahil olur ama duygular ve mantık bu hormon ve isteklerin aşık olduğun insan dışında birisiyle yaşanmamasını sağlar yani aslında eğer aşk üreme içgüdüsü olsaydı kimse birbirini tamamen sevemez sürekli bir beklenti halinde olur karşılanmazsa evlilikler yürümez ve aldatmalar ortaya çıkar ama aşk bence bunu engelleyen şey evet aşık olduğun kişiyle birşeyler yaşamak istersin ama aranızda giçbirşey olmasa bile onu seviyorsan ona aşıksındır ve bu duygu sayesinde birliktelikler sonlanmadan sadakat içerisinde ilerler
ben de senin gibi sesli düşündüm teşekkür ederim ben de sayende düşüncelerimi kesinleştirdim ve kendimi anlamama yardımcı oldun
- Aşk diye uydurma bir şey yoktur hisler vardır sadece ve hisleriniz sizi cogunlukla yanıltır sevdiğiniz insan şu an sizden uzaksa kilometrelerden bahsetmiyorum canınızı yakıp gittiyse o sizi hiç sevmemiş diyemem ama o kişi yalnızdır ve yalnızlığında sizi kullanmistir sonra sıkılıp bunalıp gitmistir onca anıya yasanmisliklara rağmen sizi birakan birinin sizi gerçekten sevdiğini düşünmüyorum acı ama gercek çok klise bir şey olucak ama seven insan bırakmaz birakamaz.